test
17 Haziran 2024
No menu items!
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
Ana SayfaÖnerilerOkuDervişin Teselli Koleksiyonu

Dervişin Teselli Koleksiyonu

Dervişin Teselli Koleksiyonu kitabıyla yüz bini aşkın okura ulaşan Mecit Ömür Öztürk Dervişin Teselli Koleksiyonu 2-Klasik Metinlerle İyileşme kitabıyla okurlarıyla buluştu. Tasavvufun en önemli isimlerinden Batılı yazarlara, filozoflara, bir tür bibliyoterapi yani kitaplarla iyileşme yöntemi sunan kitap, hayatın sert dalgalarına karşı koyarken en güçlü rehberiniz olacak.

Dervişin Teselli Koleksiyonu kitabıyla yüz bini aşkın okura ulaşan Mecit Ömür Öztürk Dervişin Teselli Koleksiyonu 2-Klasik Metinlerle İyileşme kitabıyla okurlarıyla buluştu. Tasavvufun en önemli isimlerinden Batılı yazarlara, filozoflara, bir tür bibliyoterapi yani kitaplarla iyileşme yöntemi sunan kitap, hayatın sert dalgalarına karşı koyarken en güçlü rehberiniz olacak.

Mecit Ömür Öztürk hem tasavvufu hem felsefeyi çok iyi bilen ve bu iki disiplini insanın ruhuna en iyi gelecek biçimde kaynaştırabilen nadir yazarlardan. Yeni kitabı Dervişin Teselli Koleksiyonu 2-Klasik Metinlerle İyileşme hayatın azgın dalgaları içinde ruh daralması yaşayanların en çok ihtiyaç duyacağı şeyi veriyor: Teselli. Elbette ‘her şey geçer, üzülme’ diyen bir teselli değil bu. Bize o azgın dalgaların içinde her şeyin -musibetler, acılar dahil- bir nedenle gerçekleştiğini anlatan, sahipsiz olmadığımızı söyleyen, ispatıyla ortaya koyan bir teselli bu.

Mevlana’dan Feridüddin Attar’a, İbrahim Hakkı’dan Baki’ye, Şemsi’ye, Fuzuli’ye, Şeyh Galib’e, Şadi Şirazi’ye, Abdülkadir Geylani’ye… Aslında yazar aracı oluyor teselliyi bize onlar veriyor… Peyami Safa da var aralarında, Hüseyin Rahmi Gürpınar da…

Sonra yüzümüze Batı’ya dönüyoruz. Epiktetos’tan Bacon’a, Jane Austen’dan Blake’e, Puşkin’den Schopenhauer’a, Oscar Wilde’a, Mark Twain’e, Pessoa ve Virginia Woolf’a, James Joyce’a, Irvin Yalom’a ve diğerlerine kulak veriyoruz…

Şöyle diyor Mecit Ömür Öztürk: 

Hayvanat bahçelerinde vahşi hayvanların olduğu bölümlerden korkusuzca hatta neşemizden bir şey kaybetmeden geçeriz. Bunun sebebi, onların bize zarar verme ihtimalinin olmadığına dair kesin bilgimizdir. Yaşam yolunu adımlarken ise böyle bir emniyet duygusundan mahrumuzdur. Hâlbuki yaşamdaki musibetler, hayvanat bahçelerindeki vahşi hayvanlardan daha çok kontrol altındadır. Bizim için tehlike arz eden her varlık ve hadisenin ipi, nihayetinde Allah’ın kudret elindedir. Onların bize verebileceği zararların son çizgisini de Allah çizmiştir. Bir mümin, başına gelen musibetlerin karar vericisinin, sahibinin ve yöneticisinin Allah olduğunu bilir. Yaşananların boş yere olmadığının farkındadır. ”

Böyle diyerek bize her satırında bir “sahibimiz” olduğunu hatırlatan, her cümlesinde teselli bulduğumuz bir metin hediye ediyor yazar.

Dervişin Teselli Koleksiyonu kitabıyla yüz bini aşkın okura ulaşan Mecit Ömür Öztürk Dervişin Teselli Koleksiyonu 2-Klasik Metinlerle İyileşme kitabıyla okurlarıyla buluştu. Tasavvufun en önemli isimlerinden Batılı yazarlara, filozoflara, bir tür bibliyoterapi yani kitaplarla iyileşme yöntemi sunan kitap, hayatın sert dalgalarına karşı koyarken en güçlü rehberiniz olacak.

Mecit Ömür Öztürk hem tasavvufu hem felsefeyi çok iyi bilen ve bu iki disiplini insanın ruhuna en iyi gelecek biçimde kaynaştırabilen nadir yazarlardan. Yeni kitabı Dervişin Teselli Koleksiyonu 2-Klasik Metinlerle İyileşme hayatın azgın dalgaları içinde ruh daralması yaşayanların en çok ihtiyaç duyacağı şeyi veriyor: Teselli. Elbette ‘her şey geçer, üzülme’ diyen bir teselli değil bu. Bize o azgın dalgaların içinde her şeyin -musibetler, acılar dahil- bir nedenle gerçekleştiğini anlatan, sahipsiz olmadığımızı söyleyen, ispatıyla ortaya koyan bir teselli bu.

Mevlana’dan Feridüddin Attar’a, İbrahim Hakkı’dan Baki’ye, Şemsi’ye, Fuzuli’ye, Şeyh Galib’e, Şadi Şirazi’ye, Abdülkadir Geylani’ye… Aslında yazar aracı oluyor teselliyi bize onlar veriyor… Peyami Safa da var aralarında, Hüseyin Rahmi Gürpınar da…

Sonra yüzümüze Batı’ya dönüyoruz. Epiktetos’tan Bacon’a, Jane Austen’dan Blake’e, Puşkin’den Schopenhauer’a, Oscar Wilde’a, Mark Twain’e, Pessoa ve Virginia Woolf’a, James Joyce’a, Irvin Yalom’a ve diğerlerine kulak veriyoruz…

Şöyle diyor Mecit Ömür Öztürk: 

Hayvanat bahçelerinde vahşi hayvanların olduğu bölümlerden korkusuzca hatta neşemizden bir şey kaybetmeden geçeriz. Bunun sebebi, onların bize zarar verme ihtimalinin olmadığına dair kesin bilgimizdir. Yaşam yolunu adımlarken ise böyle bir emniyet duygusundan mahrumuzdur. Hâlbuki yaşamdaki musibetler, hayvanat bahçelerindeki vahşi hayvanlardan daha çok kontrol altındadır. Bizim için tehlike arz eden her varlık ve hadisenin ipi, nihayetinde Allah’ın kudret elindedir. Onların bize verebileceği zararların son çizgisini de Allah çizmiştir. Bir mümin, başına gelen musibetlerin karar vericisinin, sahibinin ve yöneticisinin Allah olduğunu bilir. Yaşananların boş yere olmadığının farkındadır. ”

Böyle diyerek bize her satırında bir “sahibimiz” olduğunu hatırlatan, her cümlesinde teselli bulduğumuz bir metin hediye ediyor yazar.

Hayy Kitap 

Etkinlik Takvimi 

İLGİLİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

SON EKLENENLER

Recent Comments