test
17 Haziran 2024
No menu items!
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
Ana SayfaOutdoorDoğa ve ÇevreLaleler ile Buluşmaya Az Kaldı

Laleler ile Buluşmaya Az Kaldı

Bahar mevsiminde bahçe peyzajlarının vazgeçilmezi laleler, adına her yıl festivaller ve etkinlikler düzenlenen, görenleri kendine hayran bırakan bu eşsiz çiçeklerle buluşmaya az kaldı. Zambakgillerden, soğanlı bir süs bitkisi olan lalenin anavatanı aslında Orta Asya. Tahmin edeceğiniz gibi Anadolu’ya da Türkler tarafından getirilmiş. Osmanlı döneminde de çok değer verilen ve hatta bir devre ismini veren lalelerin o dönemde 2000’den fazla çeşidinin yetiştirildiği bilinmekte.

Bahar mevsiminde bahçe peyzajlarının vazgeçilmezi laleler, adına her yıl festivaller ve etkinlikler düzenlenen, görenleri kendine hayran bırakan bu eşsiz çiçeklerle buluşmaya az kaldı.

Zambakgillerden, soğanlı bir süs bitkisi olan lalenin anavatanı aslında Orta Asya. Tahmin edeceğiniz gibi Anadolu’ya da Türkler tarafından getirilmiş. Osmanlı döneminde de çok değer verilen ve hatta bir devre ismini veren lalelerin o dönemde 2000’den fazla çeşidinin yetiştirildiği bilinmekte.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hollanda Kralı’na gönderilmesiyle de bu estetik çiçeğin Avrupa macerası başlamış. Hollandalıların bir dönem çılgınlığa dönüşen lale merakları ve tabii insan açgözlülüğü, lale soğanlarının borsada spekülatif bir şekilde alınıp-satılmasını tetikleyerek bir krize neden olmuş. Bugün finans literatüründe kullanılan “Lale Balonu/Çılgınlığı” terimi de o günden kalma bir ifade. Diğer taraftan bu lale merakının önemli bir ticari değere dönüştüğünü, Hollanda’nın günümüzde milyarlarca Euro değerinde lale ihraç eden bir ülke konumunda olduğunu ve en çok ihracatı da diğer Avrupa ülkelerine yaptığını söylemeden geçmeyelim.

 

Lale kelimesinin Farsça “lal” yani kırmızı kelimesinden geldiği söylenir. Kırmızı gelincik çiçeğine ithafen söylenen bu kelime, 17. yüzyıldan sonra bugün bildiğimiz anlamı ile söylenmeye başlar. Diğer taraftan Avrupa dillerinde lale kelimesinin karşılığı olan Tulip-Tulipa kelimelerinin de bir hikâyesi var. Rivayet odur ki Hollandalının biri Osmanlı topraklarında bu çiçekleri görür ve hayran olur, çiçeklerin yanında gördüğü kadına heyecanla bunlar ne diye sorar. Kadıncağız da tülbendini sorduğunu zannederek “Tülbent” der. Sonra işte bu tülbent – tulip gibi bir kelimeye dönüşür.

“Ey Gönül! Cânına üflenen nefhayla yan da kavrul! Amma lâle gibi ol ki, hâlinden sadece “yâr” haberdâr olsun.” Mevlana

 

Türk ve İslam kültüründe de önemli değerler atfedilen laleler, Anadolu’da kadınların başörtüleri ve çeyizleri dâhil birçok eşyayı süsleyen bir motiftir. Tasavvufta kelime olarak “Allah” lafzına ait harfleri taşıması nedeniyle Allah’ın birliğini temsil eder. Lale kelimesinin tersten okunduğunda hilal olarak okunması, tek kök üzerinde oluşu, yapraklarının yukarı doğru oluşu hep İslami değerlerle ilişkilendirilir ve ona atfedilen dini değeri artırır. Birçok caminin işlemelerinde ve İslami dekorlarda lalelere sıkça rastlanmasının sebebi, işte budur.

 

Çilek Yaprağı Çayı

 

İLGİLİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

SON EKLENENLER

Recent Comments